3eb8eff2a36fd5308a8f716598438783-225x225Mobil uygulamaların performans ölçümünü gerçekleştiren, çok kısa bir süre önce Kaan’ın yazdığı Mobil uygulama geliştiricilerin mutlaka bilmesi gereken şirket ve servisler adlı yazıda da ismi bulunan Crittercism adlı girişim, 30 milyon dolarlık Seri C yatırımını aldı.

Son zamanlarda yaptığı araştırmalarla da  konu olan Crittercism, aylık 1 milyar aktif kullanıcıya ulaştığını ve aldığı 30 milyon dolarlık yatırımı kendi bloglarında yazdıkları bir blog yazısında resmi olarak duyurmuş oldu. Mobil uygulama perforans yönetimi (mAPM) hizmetini veren lider firmalardan olan Crittercism’in çok önemli müşterileri bulunuyor.

Daha önceki yatırımcıları arasında Google Ventures, Opus Capital ve Shasta Ventures gibi yatırım firmalarının bulunduğu Crittercism, aldığı son 30 milyon dolarlık yatırımla bugüne dek toplamda tam 48 milyon dolardan fazla. San Francisco merkezli Crittercism’in ivmesini de hemen aşağıdaki grafikten inceleyebilirsiniz.

Screen-Shot-2014-04-08-at-10.27.44-225x245İnternet trafiğinin önemli bir kısmının güvenliğini sağlayan kriptografik yazılım kütüphanesi OpenSSL’de çok ciddi bir güvenlik açığı tespit edildi. Heartbleed Bug adı verilen bu açık güvenlik şirketi Codenomicun tarafından dün kamuoyuyla paylaşıldı ve büyük endişe kaynağı olmaya devam ediyor.

OpenSSL’in ne olduğunu bilmiyor olabilirsiniz ancak çok büyük ihtimalle onu kullanan çoğunluktan birisiniz. Kullandığınız uygulamalar ve ziyaret ettiğiniz internet sitelerinde, verileri gönderim ve alımı sırasında şifreleniyorsa OpenSSL kullanılıyor olma ihtimalleri oldukça yüksek. Örneğin, internetin yaklaşık yüzde 66′sını çalıştıran Apache web sunucusu OpenSSL kullanıyor… Sorun gerçekten ciddi.

Yapılan açıklamaya göre, OpenSSL’deki açık, normal koşullarda SSL/TLS şifreleriyle korunan bilgilerin çalınmasına izin veriyor. SSL/TLS web, e-posta, anlık mesajlaşma ve bazı VPN’lerin iletişiminin güvenlik ve gizliliğini sağlıyor.

facebook-twitter-225x128Facebook ve Twitter’ın reklam gelirleri arasındaki fark reklam verenlerin tercihini ortaya koyuyor. Ne var ki Resolution‘ın yayınladığı rapora göre kullanıcı sayısının getirdiği avantajla önde olan Facebook, reklam verenlere sunduğu model çeşitliliğiyle Twitter’ın bir hayli ilerisinde.

Omnicom çatısı altında bulunan Resolution’ın 20 müşterisinin reklam harcamalarını karşılaştırarak yayınladığı raporda, Twitter’ın reklam verenlere Facebook’tan daha iyi dönüş sağladığına dikkat çekiliyor. Merak ediyorsanız, Resolution’ın müşterileri arasında Pepsi, McDonald’s, HP markaların olduğunu söyleyip rapora geçelim.

Resolution’ın bu 20 müşterisi 2013′de 37 milyon dolar reklam harcaması yapmış. Markalar reklam verirken Twitter’a harcadıkları bütçenin yüzde 127 daha fazlasını Facebook’a ayırmışlar. Ancak tıklamanın ‘performans göstergesi’ olarak belirtildiği raporda Twitter’ın Facebook’la arasındaki bandı açarak devam ettiği göze çarpıyor.

turkler-seyahatBilindik bir hikaye: Avrupa’daki komşularımızda insanlar hep seyahat edip duruyorlardı; İstanbul’da iki sokak ötemizde yaşadılar, dünyayı dolaşıp ne yapmak istediklerine karar verdikten sonra egzotik bir şehirde yerleşip işe başladılar… Türkler ise ekonomi yapmayı ve geri dönüşüm kurallarını küçük yaşta öğrendiler, üstelik değil yurtdışına seyahat, yurtiçinde gezmek için bile annelerini ikna etmeleri gerekiyordu :) 

Son zamanlarda bu hikaye biraz olsun değişiyor. Online seyahat acentesi Geziko‘nun kendi verilerine göre, Türk gezginlerin sayısı her geçen gün artıyor. (İpucu: Sosyal medya hesaplarınızda, Amsterdam ya da Barselona gibi turistik şehirlerde fotoğraf paylaşan Türk arkadaşlarınızı son yıllarda daha sık görüyoruz. )

Peki bu nasıl oluyor? Geziko’nun yayımladığı son infografik, “Türkler az bütçeyle nasıl çok geziyor?” sorusuna cevap veriyor. Geziko’ya göre Türkler, bu dönüşümü yine çok iyi bildikleri bir yöntemle sağlıyorlar; her şeyden tasarruf. Geziko’nun infografiği, Türkler’in seyahat bütçelerinde ekonomi yapma yöntemlerine ışık tutuyor.

Screen-Shot-2014-04-07-at-10.57.42-225x125Apple, iOS cihazınızla arabanızı konuşturan yeniliği CarPlay’i geçtiğimiz ay resmen duyurmuştu. Rakiplerinin buna kısa sürede nasıl yanıt vereceğini merakla beklerken, Microsoft biraz acele de olsa arabalarla ilgili planlarını duyurdu.

2-4 Nisan arasında düzenlenen Microsoft Build Developer Conference‘ta Steve Teixeira, Microsoft’un bu alandaki gelecek planlarını açıkladı. Windows in the car adı verilen konsept temelde, Windows Phone telefonunuzu araba ekranınıza aktararak telefonun bütün fonksiyonlarını arabanızdan kontrol etmenizi sağlıyor.

Teixeira’nın, yazının devamında izleyebileceğiniz demo’sundan gördüğümüz kadarıyla Windows in the car konsepti Apple’ın CarPlay‘ine çok benziyor. Buna karşın Microsoft yıllardır, Ford, kia, BMW, Nissan ve Fiat gibi üreticilerle birlikte çalışıyor. Şirketlerin şimdiye kadar geliştirdikleri arayüzler Windows’un özel versiyonların kullanıyordu. Microsoft, Windows in the car’la arabalar için ilk kez kendine ait bir kullanıcı arayüzü geliştirmeye odaklanıyor.

TOP

kıbrıs web tasarım